İstanbul Barosu’nda Toplum ve Şiddet Konusu Ele Alındı

Abone Ol
Daha Fazla

İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi ile Bahçeşehir Üniversitesiukuk Kulübünce 24 Kasım 2009 Salı günü saat 12.00 – 14.00 arasında ortaklaşa düzenlenen panelde “Toplum ve Şiddet” konusu ele alındı.

Panelin açılışında konuşan İstanbul Barosu Başkanı Av. Muammer Aydın, hepimizin hayatında önemli bir yer tutan ve bizleri daha ilkokuldan alıp üniversitelere dek devam eden süreçte inanılmaz bir özveriyle yetiştiren tüm öğretmenlerimizin özel ve anlamlı gününü kutladığını belirterek günümüz koşullarında öğretmenlerin bir yandan toplumu cehaletten kurtarmak için savaşım verirken diğer yandan da ekonomik güçlüklerle mücadele etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

‘Toplum ve Şiddet’ konulu panelin bu yıl aynı konuda düzenlenen dördüncü panel olduğunu belirten Muammer Aydın, bu panellerde yaptığı konuşmalarda şiddetin pek çok türü olduğunu bildirdiğini ancak genelde mağdurlarda bir farklılık bulunmadığını, bu mağdurların başında da kadınların geldiğini anlattı.

Şiddeti günlük yaşamlarının bir parçası olarak görmeye alıştırılan kadınların, yoksulluğun pençesinde bir yandan çocuklarını yetiştirmeye çabalarken bir yandan da koca, baba ya da kardeş dayağı ile baş etmek zorunda bırakıldığını kaydeden Aydın, toplumun her kesiminde ve her gün gerçekleşen bu olayların kapalı toplum yapısı nedeniyle kamuya pek yansımadığını bildirdi.

Şiddetin toplumumuzda bariz bir artış gösterdiğine hiç kuşku bulunmadığının altını çizen Aydın, bu toplumda görevlerini yerine getirme yükümlülüğündeki avukatların da zaman zaman görevleri başında şiddet kurbanı olduklarını, çeşitli saldırılara uğradıklarını hatta canlarını kaybettiklerini vurguladı.

Şiddetin altında yatan nedenlerin herkes tarafından bilindiğini, bu nedenlerden çoğunun ekonomik önlemlerle ortadan kaldırılabileceğini belirten Muammer Aydın, “şiddetin önüne geçilebilmesi için önce insana değer verilmeli, kadınımızı, çocuklarımızı önemsemeli, kutsal saymalı, kardeşlik duygularıyla yaşanan bir sevgi toplumu yaratmanın yollarını aramalıyız” dedi.

Geçtiğimiz aylarda AİHM’in ülkemiz gerçeklerini yansıtsan çok önemli bir saptama yaptığını hatırlatan Muammer Aydın, AİHM o kararında özetle, devletin şiddete uğrayan vatandaşını bu şiddetten koruması gerektiği yönünde yükümlülüğü bulunduğunun altını çizdiğini bildirdi.

Toplumdaki şiddetin normalleştirilmesi için elden ne geliyorsa yapılması gerektiğine işaret eden İstanbul Barosu Başkanı, konuşmasını şöyle tamamladı: “Bunun için de eğer yaptırım gerekiyorsa gerçekten ağır yaptırımlar getirmeliyiz. Televizyonlardaki hiçbir eğitici yanı olmayan programlar yerine eğitici programlar devreye alınmalı ve bütün televizyon kanalları özellikle bunları görev olarak algılamalıdır. Kamu yararı da bunu gerektirir. Radyo Televizyon Üst Kurulunun görevlerinden biri de budur. Her fırsatta şiddete, şiddetle değil, eğitimle, sevgiyle karşı çıkılmalı onu aşmanın yollarını hep birlikte aramalıyız”.

Panelin açılışında konuşan Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Kulübü Başkanı Mehmet Emin Özfatura da, İstanbul Barosu ile birlikte düzenledikleri bu panelde toplumumuzun çok önemli bir sorununun ele alınacağını belirterek konuşmacılara ve katılımcılara teşekkür etti.

Paneli yöneten İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Aydeniz Alisbah Tuskan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 1999 yılında 25 Kasım’ı “ Kadına Karşı Şiddetin Ortadan Kaldırılması İçin Uluslararası Mücadele Günü ” ilan ettiğini söyledi.

Tuskan, 20 Aralık 1993 yılında BM’nin kabul ettiği “ Kadınlara Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Bildirge”de tüm insanların eşitliği, güvenliği, hürriyeti, bütünlüğü ve onuruna ilişkin hakların ve ilkelerin kadınlara evrensel olarak uygulanmasına acilen ihtiyaç olduğunun kabul edildiğini bildirdi.

Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi ile İşkence ve Zalimce İnsanlık Dışı veya Aşağılayıcı Muameleye Karşı Sözleşme dâhil olmak üzere uluslararası belgelerde bu hakların korunduğuna işaret eden Tuskan, “bu sözleşmenin şiddetin önlenmesine katkıda bulunacağı, bu süreci güçlendireceği ve tamamlayacağı kabul edilmiştir. Kadınlara yönelik şiddetin mücadelesinde bir dizi tedbir önerilmiştir” dedi.

Panelde konuşan İstanbul Valiliği Aile İçi Şiddet Yardım Hattı Proje Koordinatörü Neşe Hacısalihoğlu da uygulamacı olarak gözlemlerini aktardı. Hacısalihoğlu, sadece yasal gerekleri yerine getirmenin yeterli olmadığını, eğitimle farkındalık yaratılması gerektiğini bildirdi.

Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Nuhoğlu da, cinsel suçlar açısından eski TCK ile yeni TCK arasında karşılaştırma yaptı ve yeni TCK’da cinsel suçlar açısından kısmen olumlu, kısmen de olumsuz hükümlerin bulunduğunu söyledi. Nuhoğlu, TCK’da cinsel suçların cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, genel ahlaka aykırı suçlar ve aile düzenine karşı suçlar olmak üzere üç kategoride ele alındığını bildirdi.

Ayşe Nuhoğlu, bekâret kontrolünün ortada suç varsa ancak hâkim kararı ya da savcılık emriyle yapılabileceğini, reşit olmayan çocuklarda ailenin ve çocuğun rızasının alınmasının şart olduğunu vurguladı.

Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Kemal Yıldız ise Uludağ Üniversitesinden öğretim üyesi ve öğrencileriyle birlikte toplumsal şiddete ilişkin bir alan çalışmasını yaptıklarını belirtti ve bu çalışmanın bazı sonuçlarını katılımcılarla paylaştı.

Alan çalışması sonuçlarını TCK, CMK ve Yargıtay kararları çerçevesinde değerlendiren Yıldız, konuşmasının son bölümünde alınması gerekli önlemler üzerinde durdu.

Panel sonunda İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Aydeniz Alisbah Tuskan konuşmacılara birer Teşekkür Belgesi verdi.

Yorumlar kapalı.