Ahmet Tükek Referandumda Oyunun Rengini Açıklıyor

Abone Ol
Daha Fazla

Referandumda oyumu EVET olarak kullanacağım.

12 Eylül 1980 yılında ben 22 yaşında filinta gibi bir delikanlıydım. 12 Eylül Askeri Darbesinin tahribatını göz göre göre tarihe tanıklık etmiş bir insanım. Kenan Evren’in deyimiyle idama hazır olan bir sağcının yanına bir de solcu lazımdı asmak için. Bula bula Erdal Eren’i buldular.

17 yaşındaki Erdal Eren’in yaşını büyülterek idam ettiler. Sıkı yönetim komutanlığının meşhur 52 numaralı bildirisi vardı. Gözaltı süresi 90 güne çıkmış, gözaltındakiler sürekli intahar eder olmuşlar.

Her gün bir yerlerden birilerinin ölüm haberi ülkeyi sarmıştı. 12 Eylül 1980 Anayasası oylanırken Evet demek serbest, Hayır demek cezaevine gitmek demekti. Yüzlerce insan Hayır dediği için cezaevinin yolunu tuttu, zindanlarda harap oldular. Şimdi 30 yıl sonra Kenan Evren ve arkadaşlarının kurduğu zulüm döneminin Anayasası benim önüme geliyor oylama için.

12 Eylül günü zalimler ve zulüm dönemi ve onların Anayasasına ben nasıl Hayır derim ?

Ülkemizde yaşanan topal demokrasi aksak demokrasi oluyor, iyiye pozitife doğru bir gelişim var. Ben o anayasaya nasıl Hayır diyebilirim ?

Ben Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkına bir gazeteci nasıl Hayır diyebilir ?

Şehitlerin, gazilerin eş ve çocuklarına karşı pozitif ayrımcılık uygulanmasına ben nasıl Hayır diyebilirim ?

Memurlar sendikalı olacak, toplu sözleşme hakkı elde edecek, emeklilerde o toplu iş sözleşmesinin hükümlerinden yararlanıcak. Bir gazeteci verilen bu hakka Hayır diyebilir mi ?

Kadınlar özürlüler ve çocuklar için pozitif ayrımcılık eşitlik ilkesine aykırılık içeremeyecek hükmüne ben nasıl Hayır diyebilirim ?

12 Eylül askeri darbesini yapan ve bu anayasayı hazırlayan Kenan Evren ve arkadaşlarını koruyan geçici 15. maddenin kaldırırmasına ben Hayır diyemem. Kenan Evren meydanlarda ” yargılanırsam intihar ederim. ” diyor. Biz yargılanmasının önündeki engelleri kaldıralımda o ne yaparsa yapsın.. Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu ve Anayasa Mahkemesi Üyeliklerine yapılıcak seçimin sayısını 22’ye çıkaran Anayasa hükmü ne beni ilgilendiriyor ne de halkı. Dolayısıyla oralara da gelicek olan insanlar bu ülkenin hakimleri, savcıları değil mi ? Ben 12 Eylül 2010 Anayasa değişiklik paketindeki reformlara CHP gibi MHP gibi BDP gibi yaklaşmıyorum. Onların iddaa ettiği gibi bu anayasa Tayyip Anayasası’dır diye de bakmıyorum.

Netice itibariyle de Tayyip Erdoğan bugün için var 2012’de Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı olur AK Parti diye bir parti de kalmaz. Demokrasi kendi kural ve kaideleri içerisinde sonsuza kadar akar gider. Öyleyse bu Anayasa değişikliğini Tayyip’in Anayasası diye reddetmek bana uygun bir görüş değildir. Aslında bu Anayasa değişikliğinin referanduma sokulması, halkın bu işe alet edilmesi, bu şartlarda bu ekonomik krizin şartlarında milyonlarca dolar masraf edilmesi asla doğru değildir. Ama iş inatlaşmaya götürülmüş 12 Eylül 2010 tarihinde halk sandıkta tercihini açıklamaya zorlanmıştır.

Ben kendi vicdanı kanaatimi dile getirelek referandumda EVET oyu vereceğim. Hükümetten daha fazla özgürlük, halkın yararına daha fazla fırsat verilmesini bekliyorum. Anayasa değişikliğine Hayır demek sadece siyasal liderlerin değirmenine su taşımak demektir, gerisi angarya. Saygılarımla..

Yorumlar kapalı.