Kılıçtaroğlu’ndan Emekliye Nasihat

Abone Ol
Daha Fazla

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun gündeminde emekliler vardı. Kılıçdaroğlu seçim sonrası emekli AKP’ye oy verirse onlardan hesap soracağını söyledi. Kılıçdaroğlu emekliye vaatlerini de açıkladı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ”CHP’nin iktidarında bize eleştiren medyaya da hak ve özgürlükleri sonuna kadar tanıyacağız. Çünkü biz halkımıza hesap vermeyi namuslu bir görev kabul eden siyaset anlayışından geliyoruz” dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Toplantıya başkanlık eden Grup Başkanvekili Muharrem İnce, oturum açarken İstanbu İl Başkanlığı’na atanan Berhan Şimşek’in de aralarında olduğunu belirterek, Şimşek’e başarılar diledi.

Kılıçdaroğlu da konuşmasının başında Şimşek’e başarılar dileyerek, ”İstanbul il başkanımızdan İstanbul’un tümünü istiyoruz. Değerli hizmetler veren Sayın Gürsel Tekin ile beraber çalıştık, varoşlara girdik. Siz de aynı çabayı göstereceksiniz. Genel merkez olarak biz de size her türlü desteği vereceğiz” dedi.

Geçen hafta sonu gerçekleştirdiği Tokat ve Amasya gezileri hakkında bilgi veren Kılıçdaroğlu, CHP’ye gösterilen ilginin sevindirici olduğunu söyledi.

AK Parti iktidarının görevde olduğu 8 yıl içinde ”Amasya’ya tek çivi çakmadığını, yaptığı birkaç yatırımın da bitmediğini” savunan Kılıçdaroğlu, ”Amasya kan kaybediyor, Amasyalı kan kaybediyor. Amasyalılara düşen bir görev var, önümüzdeki seçimlerde Amasya’da halkın iktidarını kurmak” diye konuştu.

Organize sanayi bölgesinin gelişmediğini, iş yerlerinin kapandığını, çiftçinin borç içinde olduğunu, esnafın ekonomik sıkıntılar nedeniyle güçlükle ayakta durduğunu ileri süren Kılıçdaroğlu, Tokat’ta da benzer durumla karşılaştıklarını anlattı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 30 Ekim 2002’de Tokat’ta gerçekleştirdiği mitingde vatandaşlara ”Şeker pancarından kotanın, tütündeki yanlışlıkların kalktığını bizimle göreceksiniz. Çiftçi bizimle traktörüne mazot koyacak.

Yakın ışıkları Türkiye boydan boya aydınlansın. Yakın ışıkları herkese iş bulalım” diye seslendiğini anlatan Kılıçdaroğlu, iktidara gelmelerine rağmen bu vaatlerin yerine getirilmediğini savundu.

Kılıçdaroğlu, ”Geldiğimiz noktada Tokatlılara bir görev düşüyor. Işıkları yaktılar şimdi ampulü söndürmenin zamanıdır” şeklinde konuştu.

Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

”AKP artık Türkiye’yi sağlıklı yönetme gücünü kaybetmiştir. AKP Türkiye için artık bir karabasandır. AKP Türkiye’yi yönetme gücünü kaybetmenin ötesinde günlük kısır tartışmalara mahkum olan ve halkın gündemini çalarak onun gerçeklerden kopmasını sağlayan bir konuma gelmiştir.

Halkın sorunlarından kopmuştur, çözüm de üretemez noktaya gelmiştir. Sayın Başbakan’ın yaptığı dedikodu üreterek başka partilerin iç işlerine karışarak, suni gündemler üreterek Türkiye’yi gerçek gündeminden koparmaktır. Ama bizim görevimiz var.

Biz Türkiye’nin gündemini halkın önüne koymaya her zaman kararlıyız ve aynı kararlılıkla devam edeceğiz.”

BAŞINIZA ÇALIN

AK Parti’nin ”açılım” söylemini gündeme getirdiği günden bu yana Türkiye’nin 118 şehit verdiğini, son olarak da terörle mücadele eden kocasını yalnız bırakmamak için zor koşullarda eşinin yanında olan Pınar Akdağ’ın şehit edilmesinin milletin yüreğini burktuğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, ”Öyle bir noktaya geldik ki neredeyse Sayın Başbakan şehitleri suçlayacak.

Akılla ve mantıkla bağdaşır yönü yok. Zemin kaybediliyor, zemin kayıyor, zemin kaybettikçe AKP daha baskıcı bir hal almaya başladı” diye konuştu.

Son bir ayda kömür ocaklarında yaşamını yitiren işçilerin sayısının ise 31 olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, 21. yüzyılda mevcut teknoloji ile iki işçinin cesedine hala ulaşılamamış olmasını eleştirdi.

”Bu hükümet halka hizmet etmek için değil, halka hükmetmek, zulüm uygulamak, halkı baskılamak, onun özgürlüğünü elinden almak için çaba harcar bir konuma gelmiştir” diyen Kılıçdaroğlu, toplumun tüm kesimlerinin sıkıntılı olduğunu, ancak bu sıkıntıları özgürce dile getiremediğini ileri sürdü.

Gitti tüm illerde meslek odaları ve kuruluşlarla bir araya geldiklerini belirten Kılıçdaroğlu, yaşadıkları sıkıntıları sorduklarını aktardı. Kılıçdaroğlu, ”Bizimle konuşmak istiyorlar ve şunu söylüyorlar, ‘acaba sizinle yapacağımız konuşmayı medyanın olmadığı bir ortamda yapabilir miyiz?’

Şaşırdık, ‘niye’ dedik, ‘Sizinle konuşur, dertlerimizi anlatırsak ertesi gün vergi denetçileri bizim kapımıza gelir.’ Biz sanıyorduk ki bu baskı sadece Ankara’da, İstanbul’da ve medya üzerinde var. Bu baskı Anadolu’nun her tarafında var ve gittikçe de yayılıyor” şeklinde konuştu.

”BİRİLERİ GİBİ HESAP VERMEKTEN KORKMUYORUZ”

Bugün bir köşe yazısında ”bir kitap nedeniyle açılan adli soruşturmadan ve kitabı basan yayınevine de vergi denetim elemanlarının gönderildiğinden” bahsedildiğini aktaran Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

”Bu ne adına yapılıyor? Demokrasi adına, hak adına, hukuk adına özgürlükler adına yapılıyor. Onun için her yerde söyledik, burada da söyleyeceğiz:

Eğer siz bunları demokrasi adına, hukuk adına, hak adına, özgürlükler adına yapıyorsanız, alın o hakkı da, özgürlüğü de, demokrasiye de başınıza çalın. Tam bir korku imparatorluğu yaratmış durumdalar.

Vatandaş telefon ediyor, ‘efendim acaba telefonda söyleyebilir miyim?’ Nedir sorun? ‘Bizi dinliyorlar.’ Nereden çıktı, nasıl oldu bu…

Ama buradan yurttaşlarımıza söz veriyoruz, halkın iktidarında, CHP’nin iktidarında özgürlükler, demokrasi sonuna kadar olacak, haklar sonuna kadar kullanılacak.

CHP’nin iktidarında bize eleştiren medyaya da hak ve özgürlükleri sonuna kadar tanıyacağız. Çünkü biz halkımıza hesap vermeyi namuslu bir görev kabul eden siyaset anlayışından geliyoruz.

Biz birileri gibi hesap vermekten, eleştirilmekten korkmuyoruz. Eleştirilmekten ve hesap vermekten korkarsanız bunun sonu baskıcı rejimdir, bunun sonu korku imparatorluğuna gitmedir, bunun sonu yurttaşın ağzını açmamasıdır, bunun sonu demokrasi değil, faşizmdir.”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ”Biz konuşurken Recep Bey gibi camdan değil, candan konuşuyoruz” dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grubunda, emeklilerin durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, emeklilere seslendi.

Yaklaşık 9 milyon emekli olduğunu, eşleriyle birlikte bu sayının 13-15 milyonu bulduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, emeklilere, ”AK Parti’nin yaptığı oyunları anlatacağını” belirtti.

Kılıçdaroğlu, emeklileri, ”sosyal devletin tapu senedi, varlık nedeni” olarak tanımlayarak, AK Parti’nin, emeklileri 2. sınıf yurttaş konumuna soktuğunu savundu.

Çıkarılan bir yasayla, emeklilere milli gelir artışından pay verilmeyeceği düzenlemesinin getirildiğine işaret eden Kılıçdaroğlu, emeklilere, ”Siz bu ülkenin 2. sınıf yurttaşı olmayı kabul ediyor musunuz? Kabul etmiyorsanız, 1 yıl sonra seçim sandığı önünüze gelecek, kendinize 1. sınıf yurttaşlık yolunu açın” diye seslendi.

Kılıçdaroğlu, AK Parti iktidarında, Türkiye’de dolar milyarderi sayısının Japonya’yı geçtiğini belirterek, ”Size verilmeyen milli gelir artışındaki paylar kime gitti, dolar milyarderi sayısı arttı? Bunu da emekli kahvesinde düşünün” görüşünü dile getirdi.

CHP Mİ AKP Mİ SİZİN YANINIZDA

AK Parti’nin emeklileri sevmediğini, AK Parti’nin sosyal devleti istemediğini öne süren Kılıçdaroğlu, hakça bölüşme olmayıp, bazılarının ikinci sınıf yurttaş konumuna sokulması halinde, sosyal devletin dibine dinamit konulmuş olacağını söyledi. Kılıçdaroğlu, bu dinamitin, emeklinin kahvesinde, evinde olduğunu kaydederek, ”Ya patlayacak, ya patlayacak… Seçim sandığında bu dinamitin şekil ve yönü belli olacak” dedi.

Kılıçdaroğlu, emeklilerin aylıklarından yüzde 1 sağlık sigortası primi kesilmesine yönelik bir yasa çıktığını, Anayasa Mahkemesine giderek, bunu iptal ettirdiklerini anımsattı.

”Recep Bey, ‘Bunlar Anayasa Mahkemesine gidiyorlar’ diyerek, bizi suçluyor” diyen Kılıçdaroğlu, emeklilere, ”Anayasa Mahkemesine gidip, aylığınızdan yüzde 1 kesilmesin diye mücadele eden CHP’ye mi güveniyorsun yoksa aylığından yüzde 1’i kesip seni açlığa mahkum eden AKP’ye mi güveniyorsun?” sorusunu yöneltti. Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

”Esnaf emekli olduktan sonra, çalışması halinde yüzde 10 sigorta primi keseriz denildi. Bu uygulama AKP’den önceydi ama bunlar ‘esnaftan kesilen yüzde 10 az, yüzde 40 yapacağız’ dediler, kanun çıktı. CHP, Anayasa Mahkemesine gitti ve iptal edildi.

9 milyon emekli ve eşlerine sesleniyorum; sizin hakkınızı savunan CHP mi sizin yanınızda yoksa sizin aylığınıza göz koyan AKP mi? AKP’ye göre biz suçluyuz, çünkü Anayasa Mahkemesine gittik. Emeklinin, işçinin, köylünün hakkını, demokrasiyi koruyacaksın; suçlusun.

Ne zaman suçsuz olursun; Recep Bey konuşur, sen alkışlarsan diyecek, ‘Ne güzel alkışlıyor’. Dost acı söyler, biz emeklilerle dostuz. Biz, emekten, emekliden, alın terinden, ezilmiş, yoksuldan yanayız. Biz konuşurken Recep Bey gibi camdan değil, candan konuşuyoruz.

Emeklilere sesleniyorum; biz size sahip çıktık kusura bakmayın ama sizin önemli bir kitleniz de gidip AKP’ye sahip çıktı. Bu akıl tutulmasını önümüzdeki sandıkta gidermek zorundayız.

Emekli, bu toplumda hak ettiği yere gelmek zorundadır ama bize destek verirse gelir, destek vermezse bilin ki önümüzdeki süreçte, emekli bugün içinde bulunduğu koşullardan çok daha kötü koşullara gelecektir. Çünkü AKP’nin temel felsefesi budur.

Ne kadar yoksulluk artarsa, emekli bir lokma, bir hırkaya muhtaç olursa, o zaman AKP, ‘işte tam benim istediğim kıvama geldi’ diyecek, bu kıvama gelmeye emekliler razı mı? O zaman yapacağımız şey çok açık, sandık geliyor, ders vermek.”

KAMYONLARLA ANAYASA MAHKEMESİNE GÖTÜRECEĞİZ

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 3 Mart 2004’te verdiği bir röportajda, niye ticaretle uğraştığı sorusuna, ”Ticaret yapmazsam, bu maaşla geçinemem’ karşılığını verdiğini söyledi.

Başbakanların, taksi, dolmuş, uçak parası ödemediğini, Erdoğan’ın okul masrafının da olmadığını ifade eden Kılıçdaroğlu, ”9 Milyon vatandaş sormayacak mı; Sayın Başbakan sen aldığın 10 binle geçinemiyorsun ben aldığım 500-600 lirayla nasıl geçiniyorum, sen hiç bunu düşündün mü?” dedi.

”Bunlar vatandaşı aldatıyorlar, vatandaşa doğruları söylemiyorlar, kandırıyorlar” diyen Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan’dan, ilk yurt dışı gezisinde, o ülkede emeklilerin kaç lira aldığını sormasını ve bunu açıklamasını istedi.

Seçimlerin geldiğini, emeklilerin önünde iki seçenek bulunduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

”Emekliler, ‘bu ülkenin birinci sınıf vatandaşıyız, yaratılan katma değerden biz de pay almak istiyoruz’ derlerse, çözüm; eşittir halkın iktidarı eşittir CHP.

Ama emekli kardeşlerimiz, ‘bizim aldığımız emekli aylığı fazla geliyor, yurt dışı, yurt içi gezilerle idare ediyoruz bu parayı, gül gibi geçiniyoruz’ derse, o zaman çözüm; eşittir AKP, eşittir oylarını oraya versinler.

Eğer önümüzdeki seçimlerde, emekliler yine gider AKP’ye oy verirlerse, iki elimiz emeklilerin yakasında olacak.

Başbakan’ın Anayasa Mahkemesine gidiyoruz diye şikayetleri var; Başbakan Türkiye’nin gündeminden koptuğu için, ne söyleyeceğinin aslında o da farkında değil.

Başbakan, meraklanmasın, halkın iktidarında yetim hakkı yiyenlerin dosyalarını tekerlekli sandalyeyle değil, onları kamyonlarla, kamyonetlerle Anayasa Mahkemesine götüreceğiz.”

Yorumlar kapalı.