Kurban Organizasyonu

Abone Ol
Daha Fazla

Yardımeli Derneği

KURBAN ETLERİ MUHTAÇLARA, SEVAPLAR ALLAH’A ULAŞTI.

2007 Kurban organizasyonu, Anadolu ve dünyanın dört bir yanında ihtiyaç sahipleriyne ulaşılıp gerçekleştirildi. Bu faaliyet, Yardımeli Derneği’mizin ilk kurban organizasyonu olmasına rağmen, çok başarılı bir şekilde düzenlenerek amaçlanan hedeflere ulaşıldı. Her bir kurban, katılımcıların ismi zikredilerek tekbir ve dualarla kesildi. Yurdumuzun çeşitli illeri ile birlikte başta Filistin, Lübnan, Azerbaycan, Romanya, Bosna-Hersek, Ürdün, Habeşistan, Sudan, Keşmir başta olmak üzere çeşitli ülkelerde kurban organizasyonları yapıldı.

İlk olarak El-Halil kentindeki kurban kesimi ve dağıtımı işlemlerine katıldıktan sonra akşam bir otelde kaldık. Sabah erkenden Nablus’a gitmek üzere yola çıktık. Orada da yine kurban organizasyonuna katıldıktan sonra şehri gezdik. Şehri gezerken gerçekten çok duygulu anlar yaşadık. Filistin İntifada’sı bu kentin en eski yapısı En Nasr Camii’nden başlamıştı. Bu kentteki tecrit edilmişlik ve sürekli muhasara altında kalma duygusu ile yaşayan bir toplum özelliğini hep yüzlerinden okuduk insanların. İçimiz buruk bir şekilde, sabah Kudüs’e gitmek üzere ayrıldık Nablus’tan.

Cumartesi günü, gözyaşı dinmeyen Kudüs’e vardık. Mescid-i Aksa’ya geldiğimizde tüm kapıların Yahudi askerlerin ve polisin kontrolünde olduğunu gördük. Genel intiba olarak, İsrail yönetimi, Filistin’i esaret altında tutuyor. Tüm Filistin halkını sindirmişler, toprakların en verimli kısımları Yahudiler tarafından işletiliyor, kır bayır yerler Müslümanlara bırakılmış. Çok önemli stratejik noktalara, çevreye hakim tepelere İsrail üsleri kurulmuş.

Tüm bu duygularımı ifade ettikten sonra Allah’a emanet olun diyor esenlikler diliyorum.

Selam ve dua ile… HÜSEYİN AYDIN

SOKAKLARDA AKAN LAĞIM SULARI, HASTALIK SAÇIYOR.

Ürdün genelinde 13 tane Filistin kampı bulunuyor. Merkezin yetimlere yönelik eğitim faaliyetlerinin yürütüldüğü okulda Yardımeli derneğinin elbise yardımı yapıldı. Amman ın merkezine göre burası tamamen varoş görüntüsü oluşturan bir yerleşim yeriydi.

Buradan sonra Gazze kampına vardık. Daha kampa girmeden kanalizasyon sularının sokaktan aktığını görerek buradaki yaşamın ne kadar içler acısı olduğunu anladık. Buranın yetkilisi olan Ebu-l Haris, 40 bin nüfuslu olan bu kampın sakinlerinin 1 km²’lik bir alanda yaşadıklarını, 95-100 m² lik bir alana sahip bu evlerden her birinde ortalama 20 kişinin sağlıksız ortamlarda kaldığını, açıktan akan kanalizasyon yüzünden sık sık hastalanmalar ve ölümlerin olduğunu ifade etti. 1500 aileye aylık 7 dinar ödeniyor. Bunun dışında, uluslararası af örgütü ve insan hakları örgütlerinden hiçbirinin bu açık hava hapishanesini anımsatan bu kampla ilgilenmediğini söyledi.

ÇOCUKLAR HAYATLARINDA İLK KEZ ŞEKERLEME YEDİLER.

İstanbul’dan 28 adet büyükbaş olmak üzere toplam 196 adet kurban hissesi İstanbul’dan hisse getirdik. Kesime başlamadan önce insanlarla bayramlaştık ve çikolata dağıttık. Buradaki insanlar ve çocuklar hayatlarında hiç şekerleme görmemişler,önce tadına bakıyor ve sonra yiyorlardı. 3 saat içinde 13 baş hayvan kesilip yüzüldü ve büyük parçalar halinde kesilerek kamyonetlere yerleştirildi. Buradaki insanların sıkıntılı halleri yüreklerimizi sızlattı. Evleri tenekeden, üzerleri bez brandalarla örtülüidi. Cuma namazını Muzaffarabad bölgesinde Akabe vakfının yaptırmış olduğu okulun karşısındaki camide kıldık. Daha sonra, 3 er kilo olarak Yardımeli poşetlerine konulmuş etleri, fişler karşılığında dağıttık. Bir saate yakın sürdü ve insanların sevinci gözlerinden okunuyordu.

Recep GÖKCAN ve İlyas KAYMAZ

ETLERİ, LÜBNAN’DAKİ FİLİSTİN KAMPLARINDA TEK TEK DAĞITTIK.

Kurban Bayramı’nın ikinci günü, Beyrut içindeki modern mezbahada kurban kesimleri gerçekleştirildi. Aynı gün Sur şehri yakınlarındaki 2 mezbahada da kesimler yapıldı. Etler, Sur kentindeki Filistin kamplarında tek tek dağıtıldı. 100 km’lik bir yolculuk sonrasında Beyrut’a dönerek, Bruc el barajine kampında yetimlere et ve hediye dağıtıldı.

Bayramın üçüncü günü, Trablus şehrindeki yetim çocukların hazırladığı programı seyrettik. Çocukları tek tek isim okuyarak çağırdık ve et ve hediye dağıtımı yaptık. Bu şehirde Bedeviye kampı içindeki tıp merkezini gezerken, ilaç ihtiyaçları olduğunu öğrendik.

Ayrıca, Sur şehrindeki Birleşmiş milletler barış gücünde görev alan Türk birliğini ziyaret ederek, askerlerle bayramlaştık.

AZERİ KARDEŞLERİMİZ BAYRAMI DOYA DOYA KUTLADILAR.

Bayram sabahı namazdan sonra kurban kesim yerine hareket ettik. Ve diğer kardeşlerimizle kurban kesim yerinde buluştuk. Bize emanet edilen kurbanları tekbirlerle kestik ve paylara ayırarak her biri 5 kg olmak üzere 300 poşet hazırladık. İhtiyaç sahibi fakir ve kimsesizlere ulaştırılmak üzere kurban payı dağıtıldı. Diğer kurbanları kesmek üzere Bakü ‘ ye iki saat mesafedeki Saatli ili ve köylerine hareket ettik. Ahıska Türkleri’nin yaşadığı bu bölgede kalan kurbanları kesip ihtiyaç sahiplerine dağıtarak bize emanet edilen kurban görevinitamamlamış olduk.

Şükrü CAN

NECAŞİ’NİN TORUNLARINA VEFA ZAMANI..

Necaşi’nin ülkesi, müslümanların ilk hicret yurdu Habeşistan. Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem) dostlarına kapılarını açan, onları aziz birer misafir olarak ağırlayan Necaşi Eshame’nin torunları, bugün fakirlik ve yoklukla savaşıyor. Habeşistan toprakları, sadece Necaşi’nin değil İslam’ın ilk müezzini Bilal-i Habeşi’nin de ana vatanıdır. Peygamberimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) "Annemden sonraki annem Ümmü Eymen’dir." buyurduğu hanım da Habeşistanlı. Etiyopya, Nijerya ve Mısır’dan sonra en fazla Müslüman’ın yaşadığı Afrika ülkesi. 71 milyonluk ülke nüfusunun yarıdan fazlası Müslüman, fakat pek çok yerde Hıristiyan kültürünün ağır basması dikkati çekiyor. Yeni kilise inşaatları oldukça fazla.
Kilise önlerinde Batı’dan gelen yiyecek ve giyecek yardımlarını alabilmek için birikmiş kalabalıklara sıkça rastlanıyor.

Türkiye’den birilerinin geldiğini öğrenen köylüler, camiye koşuyor, etrafımızı sarıyorlar. Kapalı olan türbeyi bizim için açıyorlar. Cami ile türbe yan yana ve aralarında küçük bir mezarlık bulunuyor. Türbeye ulaşmak için 100 metre kadar yürüyoruz. Halk Necaşi’ye ve yanındaki sahabelere karşı öyle saygılı ki, türbenin bahçesine dahi ayakkabılarını çıkararak giriyorlar. Türbede sadece Necaşi’nin kabri yok. Hemen yanı başında sahabelere ait olduğu belirtilen 15 kabir daha bulunuyor.
SUDAN’DA BAYRAM SEVİNCİ YAŞANDI.
250 adet büyükbaş ve 7 adet küçükbaş olmak üzere 257 adet kurban kesildi. Kurbanlar Ettedamun El-Hayriyye (Hayır ve yardımlaşma derneği) kurumunda kesildi. Afrika’nın fakir ülkelerinden biri olan Sudan’da bayram sevinci yaşandı. Türkiye’den hayırsever insanların kurban bağışları bölgede kesildi ve dağıtıldı. Türkiyeli Müslümanların kendilerine yardım etmek için ülkelerine geldiğini gören Sudan Halkı, “çaresiz değiliz” diyerek sevinçlerini ortaya koydular.

BİN ATLI O GÜN ÇOCUKLAR GİBİ ŞENDİK, BİN ATLI O GÜN DEV GİBİ BİR ORDUYU YENDİK.

Komünist dönemden sonra Romanya’da fabrikaların bacası tütmez olmuş artık. Köstence’ye yaklaştığımızda birden mahzun Tuna nehri göründü. Biz mırıldanmaya başladık:

“Ak tolgalı beylerbeyi haykırdı ilerle;

Bir yaz günü geçtik Tuna’dan kafilelerle.”

Romanya Müslümanları, diğer İslam ülkeleri gibi, Kurban Bayramı’nı bir gün önce karşılamışlar ve kurbanlarını dünden kesmeye başlamışlar. Etler poşetlenip Taiba Vakfı’na getirildi. Öğleden sonra ve ertesi gün, Cuma saatine kadar, etleri vakıfta mahalleliye dağıttık. Ayrıca 30 km. uzaklıkta Mecidiye yöresindeki köylere götürüp dağıtsınlar diye mahalle ve köy camilerine teslim ettik.

“Yardımeli Derneği gerçekleştirdiği Kurban organizasyonu ile Anadolu’dan Balkanlara, Asya’dan Afrika’ya, Ortadoğu’dan Kafkaslara kadar bir çok mağdura ulaşmayı başardı. Yardımeli Derneği yetkilileri böylece tüm Dünya İnsanlarının mutluluğu ile barış ve huzur dolu bir dünyanın inşası için, herkese yardım etmeye hazır olduklarını gösterdiler

Yorumlar kapalı.