Ak Parti Maltepe Belediye Meclis Üyesi ve Rizeliler Derneği 2. Başkanı, Maltepespor Yönetim Kurulu Üyesi Muhammet Ali Çavuşoğlu ile A’dan Z’ye bir röportaj gerçekleştirdik.

Abone Ol
Daha Fazla

Muhammet Ali Çavuşoğlu Kimdir ?

1975 yılında Çayeli/Rize doğumlu. Kızıltoprak İlkokul’unu, Zühtü Paşa Fenerbahçe Lisesi’ni ve Kültür Üniversitesi’ni bitirdi. Yüksek okul ve yüksek lisans yapan Çavuşoğlu mimarlık yapmaktadır. Evli ve 3 kız babasıdır.

Olay Gazetesi : Bize Çavuşoğlu İnşaat’ı tanıtır mısınız ?

Çavuşoğlu : ” 1970’li yıllarda Necmi Çavuşoğlu tarafından kurulan şirketimiz Çavuşoğlu Limited Şirketi olarak aile şirketi olarak kuruldu.

Şirketimiz bugüne kadar çok şeyler yaptı.

Çok amaçlı ve çok prestijli projeler ortaya getirdi.

Vaad ettiğimiz her projeyi gerçekleştirdik.

Bostancı, Küçükyalı, Kadıköy ve Pendik’te yaklaşık 1520 daire yaptık ve teslim ettik. Yaptıklarımızın içerisinde en önemlisi İdealtepe’ki Sahil Park Konakları’dır.

Bu prestijli proje ile Çavuşoğlu İnşaat sektörünün zirvesine ulaşmayı başarmıştır. ”

Olay Gazetesi : Muhammet Ali Çavuşoğlu’nun siyasi kimliği, sosyal konumu, sportif faaliyetleri ile bu yönünüzden de bahseder misiniz ?

Çavuşoğlu : ” 1994 yılından beri vakıf hizmeti içindeyim. Aş evleri, fakir fukaraya yardım etmek, fakir ve yoksul öğrencilere eğitim yardımı yapmak amacında olan bu vakıf da siyaset asla konuşulmaz.

Allah’ın rızasını kazanmak için gayret sarfeden insanların buluştuğu bir yerdir.

1994 yılında henüz gençliğimin baharındayken orada gördüğüm insan ilişkileri ile bende kişisel gelişimimi tamamladım. İnsan olmayı, insan olmanın onurunu yaşadım.

İnsan’ın üzerine siyaset kılıfı geçirilmeden önce ” önce insanız, insanları ilahlaştıran bir zihniyetin karşısındayız ”.

Ana felsefemiz budur. Türkiye’mizde ve Maltepe’mizde sorunların çözülmez olduğu ve yumak olduğu bu durumdan bizlerde sorumluyuz.

Çünkü makam sahiplerini ilahlaştırdık.

Onları doğa üstü varlık zannedip ona göre davrandık. Makam sahiplerine kula kulluk eden bir anlayıştan çıkartmamız gerekir.

Onlarda bizim gibi insan evladıdırlar. Bugüne kadar birçok dernek ve vakıfta görev yapıyorum.

Kendim de aslında bir engelliyim. Maltepe’de ki Bahadır Erdoğdu Engelliler Merkezi benim içimde bir yaradır.

Bu merkezin bu hale gelmemesi için verdiğim mücadele kayıtlarda mevcuttur.

Bizim doğrularımızın tek doğru olmadığını, esas olanın istişare olduğu gerçeğini görmemiz gerekir.

Ortak akıl en faydalı akıldır. ”

Olay Gazetesi : Hayırsever kimliğinizle sizi sarmarayarak sorarsak eğer; Maltepemizin en önemli sorunu sizce nedir ? Bu sorunlar nasıl çözülür ?

Çavuşoğlu : ” Maltepemizin pek çok sorunu vardır. En önemli sorunu bence kentsel dönüşümdür. 1992 yılında ilçe olan Maltepe 2011 yılına kadar gerekli olan hamleleri yapamamıştır.

Gelen iktidarlar günü kurtarmaya yönelik çözümler üretmişlerdir. Dünya’da en önemli sorun giderme aleti kentsel dönüşümlerdir.

Maltepemizin %72’si resmi kaçak yapılaşmadır.

Böyle bir kenti imar etmek, düzeltmek, düzlüğe çıkarmak elbette çok zordur.

Kentsel dönüşümü kesin çözüm olarak görüyorum.

Biz kentsel dönüşüm alanında kalan tapusu, planı projesi olmayan ailelerimize sadece 100 metrekarelik evlere hapsederek modern bir yaşamdan söz edemeyiz.

Onları modern kent mimarisi ile donatılmış yeşil alanları, parkları, bahçeleri, yüzme havuzları, eğitim alanları, ibadethaneleri donatılmış alanlar tesis etmek bizim insani görevimizdir.

Bizde yapılan mimari projelerin pek çoğu kopyadır. Ülkemiz bu alanda üretememektedir.

Tasarımcılık geri kalmış, plancılık iflas etmiştir. Maltepemizin Akciğeri olan Başıbüyük’te hava sirkülasyonu nasıl olur.

Şehire rüzgar hangi yönden eser. Hangi mimari yapı şehirdeki ve havadaki sirkülasyonu önler. Hiç düşünmeyiz.

Bunun içinde çarpık yapılaşmaya mecbur oluyoruz. ”

Olay Gazetesi : Maltepe Belediyesi tarafından yaptırılan Bahadır Erdoğdu Engelliler Merkezi sizin için ne anlama gelmektedir ?

Çavuşoğlu : ” Ben kendim de engelli bir meclis üyesi olduğum için benim için çok şey ifade etmektedir. 2009 seçimlerinden sonra tamamlanmış bir binayı ve içerisini değiştirerek kapasiteyi yükseltmek doğru değildir.

2009 yılında Maltepe Belediye Başkanı Sayın Mustafa Zengin Belediye Meclisi’nde Engelliler Merkezi’nin yönetimiyle ilgili yetki aldı.

Tüm yetkiyi Belediye Başkanı’na verdik. Orada muhalefet ettik.

Dedik ki ” Bu dernek nasıl bir dernek ?

Daha önce benzeri işler için yeterliliği var mı ?

Eğitim kadrosu yeterli mi ?

Deneyim var mı ? ” dedik.

O zaman Belediye Başkanı bize cevap vererek : ” Bu dernek engellilere hizmet edecek. Kamuya hizmet edecek ” demişti.

Daha sonra bu derneğe çıkarcı bir dernek olduğu gerekçesiyle Belediye Başkanı bu derneğin faaliyetlerini fesh etti.

Üstelik bunu 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde yaptı. Yaptığımız eleştirileri ciddiye almadı. Ama endişelerimizde haklı çıktık.

Bu dernek faaliyetlerinin çalışmalarının fesh edilmesinden sonra yeni bir dernek arayışına girildi.

18 aylık süre içerisinde Bahadır Erdoğdu Engelliler Merkezi kapalı kaldı.

Daha sonra yeni bir dernekle Belediye Başkanımız anlaşma sağladı. O yeni dernekle kaç yıllığına anlaştı bilmiyoruz. Nasıl anlaştı bilmiyoruz.

Bu dernekte faaliyetlerinin dışına çıkarsa nasıl bir yaptırımla karşılaşıcak bilmiyoruz.

Ben bir Belediye Meclis’i olarak denetim görevimi nasıl yapacağım? Belediye Başkanı Meclis Üyeleri’nden, Engelliler Komusyonu’ndan bu bilgileri kaçırmaması lazım.

Bizde Belediye Başkanına ve şehire yardımcı olamıyoruz.

18 ay kapalı kaldığı bir dönemde engelli öğrencilerimizin eğitim hayatıyla oynadılar. Bu benim yüreğimi çok acıtıyor.

Engelli bir milletvekili adayımız ile Bahadır Erdoğdu Engelliler Merkezi’ni ziyaret etmek istedik.

Ancak bu ziyaretimizi gerçekleştiremedik. Siyaseten farklı düşünebiliriz. Engellilere hizmet vermek zaten asli görevimiz.

Engelliler üzerinden siyaset yapmak kimseye hiçbir şey kazandırmıyor. ”

Olay Gazetesi : Peki bu Bahadır Erdoğdu Engelliler Merkezi’nde fonksiyonel bir değişiklik oldu mu ? Planlandığı gibi hizmet veriyor mu ?

Çavuşoğlu : ” İşte sorun burada başlıyor. Ak Parti döneminde burası Zihinsel Engelliler Merkezi olarak planlandı.

Kapasite olarakta 450 kişiydi. Bu belediye yönetimi döneminde Bahadır Erdoğdu Engelliler Merkezi olarak proje değişikliğine gidildi.

Kapasiteyi 1200’lere çıkardılar. Kapasiteyi çoğaltmak için içerde konaklama ve otel alanını iptal ettiler.

SHÇEK’ler aracılığı ile ailesinde engelli bulunan tüm vatandaşlara bakım için 450 TL devlet bakım parası veriyor.

Bazı hallerde Engelliler Merkezi rapor düzenleme yetkisi de aldığından bu rakam 950-1200 TL devlet yardımına kadar uzanmaktadır.

Eğer bu merkezlerde rant, çıkar ve para esas alınmazsa hizmet engellilere, eğitim kaliteli verilmiş olur.

Bahadır Erdoğdu Engelliler Merkezi özel hizmet vermektedir. %40 dolayında özel hizmet veren bu kurum özel hastalarda kabul etmektedir. ”

Olay Gazetesi : Siz aynı zamanda Maltepespor Yönetim Kurulu üyesisiniz. Maltepespor’un tesisleşmesi yönünde düşünceleriniz nelerdir ?

Çavuşoğlu : ” Maltepespor Başkanı Sayın Nuri Erkoç idealist bir kimlik taşımaktadır. Kendisine ben ve Maltepe halkı güvenmektedir.

Maltepespor’un aslanlar gibi mücadele eden ve yeri asla doldurulmayacak olan bir genel kaptanı var.

O da Murat Devran’dır. Maltepe halkı Murat Devran’a ne kadar teşekkür etse azdır. Herşeyini Maltepespor’a veren bu adamın yeri doldurulamaz.

Kulüp Teknik Direktörü Kamil Erdem ve Atakan Çağlayan işlerinde samimi, dürüst ve güvenilir insanlardır. Bu insanlar aynı zamanda başarılı olmuş, toplumun güvenini kazanmış insanlardır.

Bizim futbol takımımız kolej takımı hüvüyetindedir. Birbirlerine saygılı, çalışkan ve saygıdeğer futbolcuların bir arada bulunması ile takımdaşlık ruhu oluşmuştur.

Gururla bahsedebileceğimiz bir Maltepespor futbol takımı idealist bir yönetimi ile aşamayacağı hiç bir zorluk bulunmamaktadır.

O insanların fedakarca çalışmaları Maltepespor’u rakiplerinden daha şanslı hale getirmektedir.

Maltepemizin %72’si kaçak yapılaşmayla, çarpık kentleşmeyle tanışmış bir beldedir. Zamanında şehiri yönetenler ve yönetilenler bu şehrin çocuklarının nasıl spor yapacaklarını düşünmemişlerdir.

Nerede spor yapacaklarını düşünmemişlerdir. Maltepe’nin çocuklarını ve Maltepespor’u tesislerden ve tesisleşmeden yoksun bırakmıştır.

Kızılay’ın Dragos’taki terk alanları üzerine planlanan Maltepespor tesisleri geleceğimiz açısından çok önemlidir.

Nuri Bey bu konuda gayretli bir çalışma içindedir. Bu tesisleri Maltepespor’a kazandırdığımız zaman bu şehirden de yetenekli futbolcular çıkacaktır.

Bizim çocuklarımız engelli ve yeteneksiz değildir. Ellerinde spor yapacakları yeterli alan bulunmadığından belki de yeteneklerinin farkına varmadan yaşlanmaktadırlar.

Şehirin bir spor politikası, bir imar politikası yoktur. ARGE çalışması yoktur. Yarını planlayacak, yarını düşünecek bir merkezimiz bulunmamaktadır. ”

Olay Gazetesi : Başkan Yardımcısı olduğunuz Rizeliler Derneği bu yıl Ramazan Ay’ının yıldızı oldu ? Nasıl oldu ? Dernek bu işi nasıl becerdi ?

Çavuşoğlu : ” Rizeliler Derneği Kenan Aydın, Mustafa Duranoğlu, Menderes Mollaoğlu ve Ömer Çolak başkanlarımızın bugüne taşıdığı bir yapıdır. Kendilerini minnetle yad ediyorum.

Onların kurduğu bu yapı gün geçtikçe iyiye doğru gitmektedir. Hüseyin Kavalcı başkanımızın görevi devraldığı günden itibaren izlediği çizgi bugünleri hazırlamıştır.

Halen 113 üniversite öğrencisine burs vermekteyiz. Eğitim komusyonumuz inceleyip sık dokumaktadır. Bu şehirin Rizelisi en iyi eğitimi almalı, en iyi imkanlarla donatılmalı fikri egemen olmuştur. Burdaki dusturumuz herkes kendi evinin içine sahip çıkması fikridir.

Burs verdiğimiz tüm öğrencilerimizin her türlü sorunlarıyla ilgilenmekteyiz. Bizim için esas olan vatanını seven, bayrağını seven, ailesine ve çevresine faydalı gençler yetiştirmeye çalışıyoruz. Onlardan da aynı anlayışı nesiller boyu devam ettirmelerini istiyoruz.

Maltepe’de 67.000 Rizeli var. İşin içine siyaseti bulaştırmadan bir araya gelmeyi başardık.

Rizeliler Derneği’nde partiler üstü bir pozisyon oluşturduk. Her partiden yöneticilerimiz var.

Bir uyum içerisinde birlik ve beraberlik içinde Rizeli Maltepeliler’e hizmet etmeye çalışıyoruz.

Hayırsever ve yardımsever duyguları bütünleştirdik ve bir araya getirdik.

İşte Hüseyin Kavalcı başkanımızın başardığı budur. Gazeteniz aracığı ile Maltepe Rizeliler Derneği tüm yönetim kuruluna huzurunuzda teşekkür ediyorum.

Aslanlar gibi hizmet etmektedirler. Derneğimiz çok güçlü isimlerden oluşuyor.

Rizelilerin ağabeyisi olan Menderes Mollaoğlu gibi sözünü dinlediğimiz, kendisine güvendiğimiz bir abimiz var. Onların gösterdiği ilkelerle hareket ediyoruz.

Mustafa Duranoğlu gibi bir değerimiz var. Hüseyin Kavalcı renkli kişiliği yardımsever, yatırımcı, çalışkan ve atak bir kimlikle Rizelilere hizmet vermektedir.

Rizeliler Derneği’nde siyaset değil hizmet konuşulmaktadır. Bizim derneğimizde İstanbul’da yaşayan tüm Rizelilerin hatta Anadolu’dan İstanbul’a gelen tüm Rizelilerin uğrak yeri olmuştur.

Ciddi bir birlikteliğimiz var. Şu ana kadar 3000 üye kaydettik.

Hedefimiz 10000 rakamına ulaşmaktır. Bu üyelerimizin talepleriyle geçtiğimiz yıl folklor, matematik, fizik ve türkçe dersleri ve kursları düzenledik.

Ya gönüllü öğretmen buluyoruz ya da öğretmen tutarak bu kursları veriyoruz. Yakında yeni kurslarımız da yeni konularla Rizelilere hizmet verecektir. ”

Olay Gazetesi : Maltepe için bir ortak paydamız var mı ? Sizce siyaset üstü bir kimlikle buluşmak Maltepe için bir gereklilik mi ? Bu konudaki düşünceleriniz nelerdir ?

Çavuşoğlu : ” Kesinlikle evet, Maltepe için ortak bir paydamız halkımızdır. Halka hizmet etmek amaç ve gayesi ile tüm resmi kurumlar, kuruluşlar, dernekler, vakıflar, siyasi partiler fikir ve kanaat önderlerinin ortak paydası halktır.

Halka dayalı olmayan, halkın mutluluk ve refahını hedeflemeyen hiç bir girişim başarılı olamaz.

Halkını seven, halkı için dayanışan, halkı için fedakarlık eden fikirler ve çalışmalar amacına ulaşır.

Maltepe’de halkı esas alan, halkın mutluluğunu hedefleyen bir kitle iletişim aracı Maltepe Rizeliler Derneği’dir. İşte onun için Maltepe Rizeliler Derneği çok önemlidir.

Bundan sonra da halkı esas alan, halkın mutluluğu için düşünen bir yapıda halka hizmet etmeye devam edeceklerdir.

Maltepemizin en önemli ortak paydası; lehçeleriyle,şiveleriyle gelenekleri ve görenekleri ile Anadolu’muzun tüm güzelliklerini renklerini bu güzel ilçemizin sokaklarında mahallerinde yaşayan engellisiyse,memuruyla,şehit ve gazi aileleriyle,tüccarıyla,emeklisiyle,genciyle yaşlısıyla kadını ve erkeğiyle 7’den 70’e yaşayan Maltepe halkıdır.

Vatanını, bayrağını, ülkemizin her karış toprağını, barışı, hoşgörüyü, sevgiyi, kardeşliği ortak paydası olarak bilen ve gören halkımız ilçemizde zaman içinde oluşacak yeni ortak paydalarda buluşmaya da muktedirdir.

Herhangi bir konuda danışılmak üzere veya herhangi bir sorunun olayın çözümü için siyaset üstü bir kişiliğin olması gerekliliği demokratik soysal hukuk devletinin olmazsa olmazlarından değildir.

Kaldi ki siyaset kendi alanı içinde değerlendirilmeli diğer kamu ve kurumların sahalarına girmemelidir.

Ülkemizin genelinde uzun yıllardır yaşanan sorunların temelinde siyasetin kendi alanının dışına çıkıp diğer alanlara sürekli ve baskın bir şekilde müdahil olması yatmaktadır.

Bunun yanında bir mahallenin köyün yada ilçenin tüm halkı tarafından saygınlığı kabul edilen kişi yada kişileri buluşma noktaları olabilir. ”

Olay Gazetesi : Maltepemizin bir imaj sorunu var mıdır ? 50 yıl sonra Maltepe nasıl bir Maltepe olacaktır ? Gelecek nesillere nasıl bir Maltepe bırakacağız ? Sizce Maltepe’nin imajı ne olmalıdır ?

Çavuşoğlu : ” İmaj dediğimiz zaman Türkiye’nin 50 yıl sonrasını hesap etmek ve hayal etmek ütopik bir düşünce. Bir yönetici olarak yapılması gereken geleceği görüp, plan ve projeleri hayata geçirmektir.

İşte biz bunu yapmalıyız. ARGE’leri kurarak kenti planlamalıydık. Malesef bu fırsatı kaçırdık. Sayın Başbakanımız 2023 hedeflerken biz 50 yıl sonrasını düşünemeyiz. Çünkü şehiri çok hor kullandık.

1992 yılında ilçe olan Maltepe zamanında ARGE’lere önem vermiş olsaydık bugün bu sorunu yaşamazdık. Maltepemizin %72’si kaçak olmazdı. Yaşadığımız çağ düşünce çağıdır.

Yani ARGE çağıdır. Biz 10 yıllık plan yapamazken koyulan 2023 hedefi Türkiye için alışılmamış ve büyük bir hedeftir. Bizler uzun vadeli düşünmeyi ve planlamayı öğrendiğimiz takdir de ülkemiz daha ileriye gidecektir.

Biz eğer sorduğunuz gibi 50 yıllık planlar yapmış olsaydık bugün 5. Boğaz Köprü’müz, 4. Tüp Geçiti’miz ve 3. Metro’muzun temelleri atılmış olacaktı. Bir ülke için 2050 hedefi kısa bir zamandır.

Bir devlet için 50 yılı hayal etmek çok kısa bir zaman aralığıdır ama yoz siyaset günübirlik, günü kurtarmaya oy kapmaya yönelik olduğu için biz bugün bu sorunları yaşıyoruz. Şehirlerimizin ve topraklarımızın kıymetini bilmiyoruz.

Bedelini kanla ödediğimiz bu toprakları planlamayı beceremedik. Kısa vadeli düşünerek kentsel dönüşümleri yapmak zordur. Uzun vadeli planlar yapacaksınız ki ileriye yönelik bir şehirin kentsel dönüşümünü planlayabilesiniz.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu Büyükşehir Belediye adayı olduğu zaman Başıbüyük’e geldi. Sorunu daha anlamadan vatandaşlara ” sizleri tapularınıza kavuşturacağız ” sözünü verdi.

Bu sözler kentsel dönüşümün önünü tıkamıştır. Daha önce belirttiğim gibi kısa vadeli düşünmenin eseridir Sayın Kılıçdaroğlu’nun konuşmaları. Daha önce İstanbul’a hiç gelmemiş, İstanbul’un sorunlarını bilmeyen Kılıçdaroğlu’nun tapu vaadi bir beklentiye dönüşmüştür.

Oysa kentsel dönüşüm tapu vermek değildir. Amaç insanlarımızı daha iyi şartlarda ve sorunsuz bir şekilde yaşatmaktır.

İstanbul gibi bir yerde daire sahibi olmak çok zor iken kentsel dönüşüme neden hayır denir anlamakta güçlük çekiyorum.

Yaşadığımız şehirleri gelecek nesillere daha iyi şartlarda bırakmak bizim görevimizdir.

Maltepe’nin şanssızlığı 1992 yılı ile 2011 yılı arasında iyi yönetilmemesidir. Maltepeliler şehir planlanırken birbirlerine göz yummanın bedelini ödemektedirler.

Komşusu aç iken tok yatanın bizden sayılmadığı bir anlayış hakim olacakken komşusu soyarken sessiz kalanların Maltepemize yaşattığı bir acıdır.

Şehirin Belediye Başkanı parti göz etmeksizin Meclis Üyelerini ve şehirin ileri gelenlerini bir araya getirerek cadde cadde, sokak sokak gezerek sorunlara çözüm bulmak için çalışmalıdır.

Başıbüyük, Esenkent ve Gülsuyu’ndaki kentsel dönüşüm sorunu parti göz etmeksizin bir araya gelinmiş olsaydı çözülebilirdi. Daha önce belirttiğim gibi 2 günlük hedefler koyulduğu için dönüşümde başarı sağlanamadı. ”

Olay Gazetesi : Son günlerde sıkça şehit verir olduk. Türkiye’nin bu terör belasından kurtulması nasıl mümkündür ? Terörün sebepleri nelerdir ? Bu konuda neler düşünüyorsunuz ?

Çavuşoğlu : ” Öncelikle tüm şehit kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Yerleri nur makamları cennet olsun. Ailelerinin ve tüm ulusumuzun başı sağ olsun. Allah hepimize sabır versin.

Ülkemizin en büyük kanıyan yarısı maalesef terör sorunudur.bu sorunu incelemeye başladığımızda cumhuriyet tarihinin yetersiz kalacağını görürüz.

Sorunu Osmanlı İmparatorluğumuzun son dönemlerinde başlayan tarih boyunca şekil değiştiren Anadolu toprakları üzerinde dış mihrakların ve cumhuriyetimizin kurucusu başkumandanımız Atatürk’ün söylediği gibi gaflet ve delalet içinde olanlar’ın oynadığı oyunlar olduğunu görmek apaçık aşikar bir durumdur.

1. Dünya ve Kurtuluş Savaşı öncesi süreci ve sonrası ; Atatürk’ün ölümü sonrası ; tek partili dönem süreci ; dünyada ki sanayi devrimi ve bunun Türkiye olumlu yansımalarının ardından Adnan Menderesin asılması ; 27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980 darbeler öncesi, süreci ve sonrası…

70li yıllarda Türkiye’ye İngilizler tarafından solculuğun ve sağcılığın sokularak ailelerimizin, mahallelerimizin, ilçelerimizin, illerimizin, bölgelerimizin, ulusumuzu ikiye bölünmesi ve bu zamanların öncesi,süreci,sonrası ; 1909 yılında ilk öldürülen gazeteci Hasan Fehmi’den bu yana Apdi İpekçi, Çetin Emeç, Muammer Aksoy, Uğur Mumcu, Hrant Dink gibi suikastlere kurban giden gazeteciler araştırıldığında ve en önemli kırılmaların yaşandığı 90’lı yıllarda özellikle 17 Ocak 1993 yılında Eşref Bitlis suikasti, 17 nisan 1993 Turgut Özal’ın şüpheli ölümü, Uğur Muncu suikasti, PKK’nın tasfiyesi konuşulurken 24 Mayıs 1993 Bingöl-Elazığ karayolunda 33 erimizin şehit edilmesi ,

5 Temmuz 1993’de Başbağlar Katliamı, 22 Ekim 1993 Diyarbakır jandarma bölge komutanı Bahtiyar Aydın’ın Lice’de öldürülmesi, Muhsin Yazıcıoğlu’nun süpheli ölümü, terörün tırmanışa geçtiği bu dönemlerde dış mihrakların Ülkemiz siyaseti üzerinde ki etkileri, 90 yılların ortası ve sonu ile 2000 yıllar da körfez savaşıyla beraber Ortadoğu üzerinde yapılan planlar ve bu bölgenin genelinde yaşananlar,Kafkasya’daki dengeler,

Avrupa birliğinin sosyo-ekonomik olarak cöküntü ve erozyana uğrarken Türkiye nin hem bölgesinde hemde Dünya üzerindeki jeopolitik, siyasi, sosyal ve ekonomik yönden güçlenmesi ile saygınlığının itibarının artması ile beraber; vatanımızın her köşesinde

Türküyle, çerkeziyle, kürdüyle,alevisiyle,lazııyla,güneylisi kuzeylisi batılısı doğulusu ile kardeşçe barış içinde yaşayan bir çok ortak paydalarda kenetlenmiş bu halk incelendiğinde sorunun bir bölge yada halkın sorunu olmadığını asıl sorunun tarih boyunca Anadolu topraklarında gözü olan dış mihraklarla beraber içerdeki işbirlikçilerin oynadığı oyunların olduğunu görm ek çok zor değil.

Tüm halkımızın şunu bilmesini isterim; 1.dünya şavasında 7 cihana her türlü imkansızlıklara yokluklara rağmen karşı koymuş Anadolu insanımız yani ecdadımız bu ulusu bu toprakları emanet ettiği sonraki nesillerinden beklediği Anadolu toprağına saygıdır.

Dostumuz da düşmanımızda iyi bilsin ki bu kutsal topraklar kendini savunacak nesilleri yetiştirmeye o nesillere ev sahipliği yapmaya devam edicektir.kenetlenmiş Türk halkının ve Türk ordusunun azmi ve kararlılığının karşısında duracak bir güç tarih boyunca çıkmamıştır.

Barışı hoşgörüyü misafirperverliği adaleti insanca yaşamayı ve yaşatmayı bilmiş bu halk bu millet bu toprakların sahibi ve efendisidir.

Sorunun çözümü her türlü kışkırtmaya provokasyona rağmen sabır ve fedakarlıktan geçmektedir.fedakarlık derken;devleti yönetenlerin,siyasi iktidarın kamu kurum ve kuruluşların STK ların aydınların Türk ekonomisine yön veren işadamlarının muhalefetin her türlü siyasi şahsi maddi manevi çıkarları bir kenara bırakarak kısa vadeli politikalardan vazgeçip Türk ulusunun geleceğini bu halkla kucaklaşarak imar etmesi gerekir.

Bunun için gereken;düşüncenin imarından tutun,eğitiminde,sanayide,tarımda ve teknolojide arge ler kurup dev adımlar atarak halkın refahını yüksek tutarak sosyal adaleti sağlayıp tüm insanlara eşit, hayallerini sağlık ve huzur içinde yaşayabilecekleri gerçekleştirebilecekleri bir ulus bir yaşam alanı yaratmaktan geçer.tekrar ulusumuzun başı sağolsun. ”

Olay Gazetesi : Engellilerin Hamisi gibisiniz. Onların her toplantılarına katılıyorsunuz. Sizce Maltepe Halkı olarak engellilere biz yetiyor muyuz ?

Çavuşoğlu : ” Bende kısmen engelli bir insanım.çocukluk ve gençliğe geçiş çağımda imkanların ve olanakların az olduğu dönemlerde kollarımda dirsek ve bileklerimdeki kas ve kemik yapısında tedavisi zor ve ameliyatı olmayan farklılıktan ve ayaklarımda ki kas kısalığından dolayı fizik tedavisi gördüm.

Bu rahatsızlığım özellikle ayaklarımda bıraktığı ve neden olduğu bazen dayanılmaz olan şiddetli ağrıları 17-18 yıldır yaşıyorum.

Çocukluğumda ve gençliğimde oynadığım futbol kas yapımın güçlü olmasını sağlayınca bazı ilaçları kullanmaktan kurtardım.

Bunları şunun için söylüyorum, engelli olanı en iyi anlayacak kişi diğer bir engellidir.

Maltepe’de Kent Konseyi’nde Engelliler için canla başla çalışan Tülay Düztaş’tan Allah razı olsun. Engellilere varını yoğunu veren, hizmet eden böyle bir insanı Maltepe’de görmüş ve tanımış olmaktan dolayı bahtiyarlık duyuyorum. Herşeyini özürlüler için veren Maltepemize çok faydalı bir insan. Tüm engellilerin böyle bir insanın varlığına ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Kendisini saygıyla yad ediyorum.

Sadece mayıs ayında ki engelliler haftasın da yada 3 Aralık Dünya engelliler gününde zihinsel ve fiziksel engelli insanların yanında olarak hiçbir şeyi çözemezsiniz.

Herkes şunu iyi bilsin ki, bir engelli kardeşimize baktığınız zaman o temiz saf duru düşünceleri ve kalbiyle ve tasvir etmemizin imkanı olmayan hayal dünyasından size baktığını asla unutmayın.

Eğer ona samimi gözlerle bakarsanız onun kahramanı olursunuz ama o gözlerde acıma duygusu varsa o onu anlar ve kalbi çok kırılır.

Bu kırılganlıkları onları kendi hayal dünyalarına iter.

Engelli kardeşlerimizi topluma ve ‘toplumu engelli kardeşlerimize’ kazandırmak için yapmamız bir çok konu var.ama biz yolun başında bile değiliz bazı şeylere başlanmış olsakta!

Toplumumuzda ve idarecilerimizde engelli insanımıza karşı duyarlı olma bilinci malasef cok zayıf. Sadece duyarlı bir vatandaş yada yönetici olduğumuzu zannediyoruz.

Anlık refleks duygularımızla tepkilerimizi düşüncelerimizi ortaya koyuyoruz.

Ama arkamızı dönüp yürüdüğümüzde biz kendi dünyamızda adımlarımızı atarken ardımızda bıraktığımız engelli kardeşimizin o adımları atamadığını unutuveriyoruz.

Yolların,kaldırımların,parkların,toplu taşıma araçlarının ,sinyalizasyon sistemlerinin değişmesinden, zihinsel ve fiziksel tedavi merkezlerinin kurulmasına kadar ve hatta bu merkezlerde çalışacak eğitmenlerin eğitilmesine kadar yapılacak bir çok şey var.

Bunun için ben halkımızdan ve yöneticilerimizden daha duyarlı olmalarını rica ediyorum. Bir isteğim daha var, her insanımızdan engelli insanımıza karsı sadece sıcak samimi bir tebessüm diliyorum.

Emin olun ona dünyaları vericeksiniz ve siz bir kahraman olucaksınız. Bir küçüğe sözüm var,yaşadığım sürece onların yanında olucağım. ”

Olay Gazetesi : Avrupa’daki ekonomik krizin Türkiye’ye bir etkisi olacak mı ? Avrupalıyla bizim aramızda ne gibi farklar var ? Avrupalı neyi yapıyor, biz neyi yapamıyoruz ? Türkiye’yle Avrupa ülkelerini mukayese eder misiniz ?

Çavuşoğlu : ” Avrupa’yı kısmen dolaşmış bir insan olarak ilk önce bir Avrupalı ile bir Türk insanının azmi ve çalışması arasında çok ciddi farkların olduğunu söyleyebilirim.

Bunun en önemli etkenlerinden bir kaçı yaşam tarzlarında ki farklılıklar ve kültür farklılıkları,hayata bakış açılarımız farklılıklarla dolu.

Avrupa’dan teknoloji ve sanayi olarak gerideyiz bu doğru ama insan gücü azmi olarak çok öndeyiz.

Anadolu topraklarında oynanan oyunlardan bahsederken 2. Dünya Savaşı’ndan sonrasına baktığımızda sanayide ve tarımda Türkiye’nin gelişmesini ve ilerlemesini istemeyen Avrupa , ABD, Rusya, diğer devletler ve iç tehtidler çeşitli müdahale ve taktiklerle sanayimizin ve tarımımızın gelişmemesine neden olmuşlardır.

Günümüzde Anadolu toprağının yıllara yayılan evreler sonucu verimsizleşmesinin en önemli nedeni dış müdahaleler sonucu içerde izlenen yanlış politikalardır.

Özellikle 2.dünya savaşının sonrasında ki ilk çeyrekte sanayi 2. çeyreğinde tarım politikaları araştırılmalı incelenmeli ve gerekli dersler çıkartılarak siyasi çekingeleri bir kenera bırakıp uzun vadeli plan ve planlar yapmak zorundayız.

Şu an Yunanistan dan sonra Portekiz ve İspanya da yaşananlar ardından bu üç ülkenin ekonomisi kadar büyük İtalya ekonomisinin sarsılmaya başlaması Avrupa’da ki birliğin aslında hem ekonomik hem kültürel olarak kaygan bir zemin üzerinde kurulu olduğunu tüm Dünya’ya göstermiştir.

Küreselleşen dünyamızda Avrupa’daki küçük devletleri birliğe dahil edip ekonomik olarak küçültme, sindirme, muhtaç etme politikalarının izlendiği ve sonrasında ekonomik sosyal ve kültürel erozyona ve felaketlere gebe bırakıldığı bir Avrupa var.

Halkların değil de devletlerin psikolojini bozarak refleskslerini zayıflatıp yeni düzene yol alma planlarının ve yüz yıllara yayılan hesapların hamlelerin yapıldığı dünya düzeninde belki de bambaşka bir Avrupa istenmektedir.

Teknoloji çağının geride bırakılarak ”DÜŞÜNCE ÇAĞINA” atılan adımlarda teknoloji,görsel ve yazılı medya, paylaşım siteleri de kullanılarak dünya genelinde düşünce ile devrimler yaptırılmakta, yapılmaktadır.

Yeni Dünya düzeninin düşünce cağıyla değişebileceği şimdilik ütopik olsa da olası muhtemeldir.

ABD’nin AAA’dan AA+’ya düşmesi bu büyük oyunun dünya genelinde ki kısa orta uzun vadede ki yansımaları hesaplanmış küçük bir parçası veya hamlesi olabilir.

Tüm bu etkenlerin Türkiye ye yansımaları mutlaka olacaktır.

Türkiye devletinin hükümetinin ordusunun halkının psikolojisinin,birliğinin beraberliğinin güçlü olduğu sürece dünya genelinde yaşanan ekonomik sıkıntıları en az zararla atlatacağına eminim.

Türkiye cumhuriyeti halkıyla devletiyle ordusuyla güçlü bir ulus devletidir. Asırlara meydan okumuş adaletin barışın hoşgörünün simgesi olan Osmanlı İmparatorluğunun sonra ki nesilleri bizler;aynı hoşgörü ve sevgiyle barışın ve kardeşliğin savunucusu ve bekçileri olacağız. ”

Olay Gazetesi : Bu Sahil Park Konakları’nda daireler nasıl tanzim edildi ?

Çavuşoğlu : ” Eylül’de teslim edeceğimiz, en büyük özelliği A Plus proje olan Sahil Park Konakları fonksiyonel bir yaşam sunuyor.

32 daireden oluşan Sahil Park Konakları kişiye özel otoparkı ve daireye özel fonksiyonel özellikleri ile yeni sahiplerini beklerken dairelerimizi 3+1 150 metrekare, 5+1 210-220 metrekare, 6+2 310-320 metrekare ve 7+2 410-440 metrekare olarak tasarlandı.

Dairelerimiz bir çok ilkleri barındırıyor. Teras kat dairelerinin en büyük özelliği çatılarının üstlerinin 360 derece açılır-kapanır olması. Şu ana kadar inşaatlarımızdaki dairelerin %40’ı satılmış bulunmaktadır. ”

Olay Gazetesi : Sizin en önemli projeniz Sahil Park Konak’larından biraz söz eder misiniz ? Daireleriniz farklı bir konseptte oluşmuş. Bize Sahil Park Konak’la ilgili neler söyliceksiniz ?

Nezih bir semtte, sade, fonksiyonel ve elit bir hayat tarzını, güvenle yaşama imkanını, Sahil Park Konakları’nda bulacaksınız.

Huzur İçinde Bir Yaşam..

İstanbul’da hala sakin ve nezih bir konumda ev bulmanın zor olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Sahil Park Konakları’nda beklediğiniz huzurun çok daha fazlasını bulacaksınız.

Sahile çok yakın, sayfiye bölgesinde ve Bağdat Caddesi’ne yürüyüş mesafesinde olan Sahil Park Konakları ( kroki için arka kapak içine bakınız ), 7/24 Güvenlik Sistemi, Kapalı Otopark, Fitness Salonu, Oyun Salonu, Çocuk Parkı gibi bir çok özelliği de içinde barındırıyor.

Tüm bu imkanların yanı sıra Sahil Park Konakları’ndaki Bodur Meyve Fidanları sayesinde çocuğunuz mevyeyi dalından yiyerek büyüme şansına sahip olacak.

Sekiz farklı daire tipi bulunan Sahil Park Konakları’nda daireler özelliklerine göre dört çeşide ayrılmıştır; Penthouse, Family Style, Family Life ve Garden House..

Baştan Sona A Plus..

Sahil Park Konakları gerek konumu, gerek sağladığı imkanları, gerekse yapımında kullanılan malzemeler olsun çok farklı bir noktada sizi karşılıyor. Sahile ve Bağdat Caddesi’ne yakınlığıyla şimdiden ilginizi çekmeyi başardığını düşündüğümüz projemizin bizi diğerlerinden ayıran en önemli farkları ise; isterseniz evinizin tasarımını iç mimarlarımızla birlikte çalışarak size özel bir yaşam haline getirebilme imkanınız ve inşaatımızın yapımında kullandığımız C-35 HB’dir.

C-35 HB Nedir ?

C-35 Hazır Beton’un mukavemet ( dayanıklılık ) değerleri oldukça yüksek olduğundan, köprü, viyadük, tünel gibi yüksek yoğunlukta yük taşıyan yapılarda kullanılması zorunlu olan beton çeşididir.

Sektörde konut inşaatlarında daha ziyade C-30 HB kullanılmaktadır ve dayanıklılığı C-35 HB’ye göre daha düşüktür.

Ayrıca C-35 HB’ye eklediğimiz SGK ( Su Geçirmezlik Katkısı ) sayesinde yapınız suya karşı ekstra dayanıklı olacaktır.

Çavuşoğlu İnşaat yarım asıra uzanan tecrübesiyle; kurulduğu günden günümüze kadar siz değerli müşterilerimizden aldığı güven ve güçle hizmet vermenin gururunu taşımaktadır.

Süreç içinde dayanışma ve sevgiyle oluşan gelişmeye devam eden büyük bir aileyiz.

Bu bilinç ve sorumlulukla kendisini yenileyen, çalışmalarında insani değerleri kılan, alanında uzman kadromuzla sizlere huzur ve güvenle oturabileceğiniz en küçük detaylarda insan hareketine kadar tasarlanmış yaşam mekanları sunmaya, yeni dostluklarla farklı dünyalar keşfetmeye devam ediyoruz.

2000 yılından itibaren inşaat sektöründe Çavuşoğlu İnşaat olarak bu tip projelere imza atmakta ayrıca mimarlık, mühendislik ve yapı denetimi alanlarında da hizmet vermekteyiz.

2010 yılı projelerimizden Sahil Park Konakları tasarım ekibimiz tarafından 4 yıllık çalışmanın ardından tamamlanarak 2 Mayıs 2010 tarihinde dostlarımızın katılımıyla temelleri atılmıştır.

Güzel bir pazar sabahı..

Sahilde sabah yürüyüşünüzü yaptıktan sonra aileniz ile keyifli ve sakin bir kahvaltı yapmaktasınız. Kahvaltıdan sonrası için çocuklarınızın planları hazır.

Küçük oğlunuz çocuk parkında arkadaşlarıyla eğlenirken, kızınız fitness salonunda platesini yapacak.

Büyük oğlunuz ise tatil gününü oyun salonunda PlayStation turnuvasına katılarak geçirecek.

Siz ne mi yapacaksınız ?

İsterseniz Sahil Park Konakları’nın yarattığı huzur ve sakinlikten faydalanarak keyif yapmayı sürdürecek, isterseniz Sahil Park Konakları’nın siz değerli sakinleri için sunduğu tüm imkanlardan yararlanacaksınız.

Ama bize sorarsanız evinize yürüyüş mesafesinde olan Bağdat Caddesi’nde zaman geçirmeniz, eşinizin ilk tercihi olacaktır.

Yorumlar kapalı.