korkmazkaraca

Korkmaz Karaca “Elini Gösteren Poker Oyuncusu Gibi”

Abone Ol
Daha Fazla

Maltepe’nin sevilen İşadamı, siyasetçi Korkmaz Karaca, Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’yı her yapacağı hamleyi önceden söylemesi ile elini gösteren bir poker oyuncusuna benzetti.

Cumhuriyet Halk Partisi PM eski üyesi İş adamı Korkmaz Karaca ile son dönemde gündemde olan, Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’yı ve aldığı kararları konuştuk. Erdem Başçı’nın “Yeni Türkiye’nin dilini anlamadığını” söyleyen Karaca, Başçı’nın yapacağı hamleleri önceden belli ettiğini ve dünya yarışında bizi geriye attığını söylerken bunun bir poker oyuncusunun elini göstermesine benzediğini ifade etti.

İşte Korkmaz Karaca’nın Hür Haber’e yaptığı o açıklamalar…

“BANKADA 1 MİLYONUN ÜSTÜNDE PARASI OLAN KİŞİ SAYISI 77 BİN”

“Cumhurbaşkanı’nın faiz lobisi dediği bir gerçek var. Türkiye’de her yıl parasına dolar bazında ortalama yüzde 20-25 para eklemiş bir kesim var. Türkiye’de nüfus 77 milyon. Ama bankada 1 milyon TL ve üzeri hesabı olan insan sayısı sadece 77 bin. Yani bin kişiden sadece birinde, 1 milyon ve üzeri hesap var. Kaldı ki siz ona 77 bin gibi de bakmayın, o 77 bin kişinin içinde öyle 5-6 bin kişi var ki, 1 milyon ortalaması öyle yakalanıyor. 50 milyon, 100 milyon, 200 milyon ve katlarında hesaplara sahip kişiler var.

“77 MİLYONUN 77 BİN KİŞİ İÇİN ÇALIŞTIĞI DÜZEN YIKILACAK”

Çözüm Süreci’nin sonuca ulaşmasıyla birlikte, Türkiye’de faizlerin buralarda kalma ihtimali sıfırdır, mutlaka aşağıya inecek. Faizlerin böyle aşağıya geldiği bir ortamda yıllardır adeta 77 milyonun 77 bin kişi için çalıştığı bir düzen yıkılmış olacak.

“BU ADALETSİZLİĞİ YIKACAĞIM” DİYEN CHP OLMALIYDI

Benim üzüldüğüm nokta şu, bu kısır döngüyü kırmak zorunda olan esasında sosyal demokrat bir parti olmalıdır. “Bu adaletsizliği, bu gelir dağılımı eşitsizliğini ben yıkacağım” diye ortaya çıkan parti CHP olmalıydı. Ama bırakın o adaletsizliği yıkmayı, tam tersi CHP’nin bu yapılarla beraber olan her türlü menfaat grubuyla kol kola yürüdüğünü görüyoruz. Acı olan tablo bu.

“MERKEZ BANKASI YENİ TÜRKİYE’NİN DİLİNİ ANLAMAMIŞ”

Merkez Bankası’nda Paralel Yapılanma var mı sizce?

Merkez Bankası’nda Paralel Yapılanma var mı onu bilmiyorum ama Merkez Bankası Yeni Türkiye’nin dilini anlamamış. Buna ister Paralel Yapı deyin, ister başka bir şey deyin. Merkez Bankası Yeni Türkiye’yi kavrayamamış ve Yeni Türkiye’nin kodlarına uygun davranmıyor.

İkinci eleştirim ise şu ki; Merkez Bankası Başkanlığı’nı bırakın, dünyanın hiçbir yerinde para piyasalarında iş yapan insanlar çok fazla konuşmazlar. Siz hiçbir yerde Warren Buffett’ın çok konuştuğunu, demeç verdiğini, piyasalarla ilgili yorum yaptığını falan gördünüz mü? Yapmaz Warren Buffett. Bir tarzı vardır ve ona göre hareket eder. Amerika’da Warren Buffett’ın ofisinde ekran bile yoktur. Çünkü onun meşhur bir sözü vardır: “Ekran fahişe gibidir, bir gün bacağını açar, diğer gün göğsünü açar, sizin pozisyonunuzu bozar.”

“MERKEZ BANKASI BAŞKANI ÇOK KONUŞUYOR”

Finansçı bir pozisyon alır, bir karar verir ve sabırla o pozisyonunu adeta iman eder ve o imanın gereğini yapar. Bizim Türkiye özeline geldiğinizde Merkez Bankası Başkanı çok konuşuyor. Bir Merkez Bankası Başkanı bu kadar konuşmaz. Gezi Olayları’ndan hemen sonra “Kurlar 1.95’i geçmez” diye bir açıklama yaptı. Merkez Bankası başkanları seviye vermez, rakam vermez, süre vermez.

“ELİNİ GÖSTEREN POKER OYUNCUSU”

Alacağı önlemi açıklayan biri var karşımızda…

Böyle bir şey olabilir mi? Elini gösteren poker oyuncusu olur mu?

Siz bir poker masasına oturmuşsunuz, karşınızda kurtlar var ama siz diyorsunuz ki bende iki as var. Sende iki as varsa, bende iki as var demeyeceksin, rest çekeceksin.

“RECEP TAYYİP ERDOĞAN BU DURUMA KARŞI ÇIKAN TEK KİŞİ”

Türkiye ekonomide bir vites değiştiriyor. Yaklaşık 1994 yılından beri, Türkiye’de yüksek faiz – düşük kur sistemi vardı. Adam yabancı, 1 milyon dolarını buraya yatırıyordu; 2,40’tan bozduruyordu. 2,40’tan TL’ye geçtiği zaman 2 milyon 400 bin lirasını ortalama yüzde 20-25 faizle, alıyordu senede. Doları da 2,40’tan sattığında, onu da aşağı çekiyordu. 2 lira da yerine koyuyordu. Yüzde 20 faizden, yüzde 20 de kur farkından para kazanıp 1 milyon dolarını, 1 milyon 400 bin TL’ye çevirerek Türkiye’den gidiyordu. Bugün “bu iktidar” demek isterdim ama diyemiyorum… Sadece ve sadece Recep Tayyip Erdoğan, bu durumun karşısında bir pozisyon alıyor. Recep Tayyip Erdoğan’dan başka da hükümette malesef en az onun kadar bunu istek ve gayretle savunan biri yok.

“YÜKSEK KUR TÜRKİYE’NİN LEHİNEDİR”

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın Erdem Başçı’ya destek veren açıklamaları oldu biliyorsunuz…

Ali Babacan’ın bu tavrı, Cumhurbaşkanı’nın 180 derece tersi pozisyonda. Ben artık Türkiye’de döviz kuru yükselse bile çok korkulmaması gerektiğine inanıyorum. Kurla ilgili seviye vermek benim haddim değil ama Türkiye’nin şu anda içinde bulunduğu kur seviyelerinin bile korkutucu olmadığına inanıyorum. Çünkü bizim ihracat yapmamız lazım, büyümemiz lazım. Onun için yüksek kur Türkiye’nin lehinedir. Ben de Sayın Erdoğan’la bu konuda aynı görüşteyim.

“TÜRKİYE AYAK UYDURMAK ZORUNDA”

Türkiye’nin yaş ortalaması 30. Bu 30 yaşındaki insanlara iş lazım. İş olması için üretim lazım, üretim için yeni tesisler olması lazım, ihracat yapabilmek lazım. Bütün ülkeler parasının değerini düşürürken Türkiye’nin “Ben değerli bir para birimiyle kalacağım” demesi ne kadar doğrudur? Böyle bir şey mümkün değil ki. Türkiye’de buna ayak uydurmak zorunda. Kurun buralarda olmasında ben hiçbir endişe verici bir şey görmüyorum.

“TÜRKİYE’DEKİ İKLİM BANKACILIK İÇİN UYGUN”

2001’de olsaydı korkmamız gerekir miydi?

Kesinlikle korkmamız gerekirdi. Çünkü bizim 2001’deki bankacılık sistemimiz bugünkü gibi değildi. Bugün dünyadaki en sağlam bankalar Türk bankaları. Bakıyoruz Yunanistan’da acayip bir kriz var ama Yunanistan’ın Türkiye’deki bir bankası, en kârlı bankalardan bir tanesi. Demek ki Türkiye’deki iklim bankacılık yapmak için son derece uygun.

“İNŞALLAH UCUBE MUHALEFET DE DEĞİŞİR”

Ben Türkiye’nin Çözüm Süreci’nin hallolmasıyla hem ekonomide, hem siyasette çok olumlu yollar kat edeceğine inanıyorum. İnşallah 7 Haziran’dan sonra Çözüm Süreci de artık gerçek anlamda çözüme ulaşır. Ve bu işler bittiğinde de Türkiye’nin adeta uçacağına inanıyorum. Büyüyen bir Türkiye’nin, daha demokratik bir Türkiye’nin daha zengin, daha kalkınmacı daha çözüm odaklı bir Türkiye’nin siyasetinin de çok farklı olacağına inanıyorum. İnşallah bizim şu “ucube muhalefet yapısı” da değişir ve büyüyen Türkiye’ye layık bir muhalefet olur. Benim tek temennim bu.”

korkmazkaraca

0

Kaynak:

Yorumlar kapalı.